Zaman bu yıl hiç olmadığı kadar hızlı aktı.
2025, benim için öğretici bir yıldı. Her sabah yeni bir gündemle uyandık; belirsizliğin yeni katmanlarını tanıdık. Siyasi, ekonomik ve sosyolojik çalkantılar neredeyse gündelik hayatın olağan ritmi hâline geldi. Bu yazıda bunların hiçbirine değinmeyeceğim. Bu kez yönümü içeriye çevirmeyi seçiyorum.
Bir süredir kişisel menkıbemi arıyorum.
Ama artık şunu biliyorum: mesele bulmak değil, yolda kalabilmek. Bu fark ediş beni yazmaya götürdü. Yazmak iyi geldi. Yazdıkça okudum, okudukça daha yoğun bir düşünsel alan açıldı. Kalbimin kırıldığı yerleri yazmak, kalemi kırar gibi cesaret istiyor. Kolay değil. Ama çok kıymetli.
Yazdıkça şunu fark ettim: İnsan yaşadıklarını daha geniş bir bakışla ölçebilmeyi öğreniyor. Bu yeti yalnızca duygusal değil, işlevsel de. Zihnimde yeni fikirler ve projeler belirdi. Bunlardan birini yıl bitmeden hayata geçirdim. Kendimi tebrik etmeden önce o süreci anlatmak istiyorum.
Yazmaya başladığımdan beri zihnime takılan bir soru vardı:
Bunları başkasına nasıl anlatırım?
Zamanla şunu gördüm: Başkasına anlatmak, kendine anlatmaktan daha kolay. Bu fark edişle işi zorlaştırmaya karar verdim. Kendi kendime konuştuğum konuları yoğunlaştırmak en zor aşamaydı. Çözümü cesur bir yerde buldum: Kameranın karşısına geçmekte.
Aslında yıllardır aklımda olan bir fikri, temiz bir niyetle yeniden gündemime aldığımda kapılar ardı ardına açıldı. Artık bunu paylaşabilirim.
Beni yakından tanıyanlar bilir: Bir şeyi anlatırken olabildiğince sadeleştiririm. İddialı söylemlerden bilinçli olarak uzak dururum. Konu mesleğim olduğunda bu hassasiyet daha da artar. İnsanlar bilgiyi çoğu zaman bir güç aracına dönüştürüyor; ama bunu yaparken dili ağırlaştırıyor, kendilerini anlaşılmaz hâle getiriyorlar.
Ben bir psikoloğum.
Ama insanı anlamaya ve anlatmaya çalışırken en sade, en evrensel dili kullanmak istiyorum. Bunun için doğru temayı bulmam zaman aldı. Sonunda şuna karar verdim: Sade bir anlatım, basit metaforlarla başlayacak ve katman katman derinleşecek. Herkesin kendinden bir parça bulabileceği temel konular… Asıl mesele ise bunları kısa ve etkili hâle getirebilmekti.
Tam bu sırada, tesadüfen yeni kurulmuş bir yapım şirketiyle karşılaştım. Tanıştık, çay içtik. Hayal ettiğim fikri kısaca anlattım. Sağ olsunlar, bana sınırsız bir güven verdiler. Eve döndüğümde masaya oturdum. İki hafta sonunda elimde bir proje dosyası vardı:
Bir sezon, sekiz bölümden oluşan bir YouTube programı.
Bu noktada kendime hakkını vermeliyim.
Her detayı düşündüm. Mimiklerden alt metinlere, kıyafet tonlarından bölümler arası bağlara kadar… Sonra projeyi sundum. Dikkatle dinlediler. Onlardaki heyecan beni daha da motive etti. Senaryo aşamasında proje neredeyse tamamlandı. El sıkıştık. Geriye tek bir şey kaldı: çekim.
Her bölüm için ayrı bir kravat hazırladık. Doğallığımı korumak benim için kritikti; çünkü ilk kez bu kadar profesyonel bir stüdyoda kamera karşısına geçiyordum. Zamanı iyi kullanmak için tüm sezonu tek günde çekmeye karar verdik.
Kayıt başladığında, ilk kez kamera karşısına çıkan herkesin bildiği o hâl:
Far görmüş tavşan.
Göz başka yere bakıyor, eller başka bir hikâye anlatıyor. Sonra ekip devreye giriyor, yüreklendiriyor. Zamanla adapte oluyorsun. Yoruluyorsun ama her saniyesine değiyor. Çekim bittiğinde içimde derin bir tatmin vardı.
Eleştiri aşamasında şuna karar verdik:
Kusursuzluk değil, içtenlik.
Bu yüzden bazı çekim ve telaffuz hatalarını özellikle bıraktık. Program, hayatı anlamaya çalışan bir insanın kendine sorduğu zor sorulara verdiği cevaplardan oluşuyor. Bölümler ilerledikçe derinleşiyor, bütünleşiyor. Heyecanım ekrana aynen yansısın istedik.
Kendimle gurur duyuyorum.
Program çok yakında YouTube ve Instagram’da yayınlanacak. Bu yolculukta hangi kapıların açılacağını ben de merak ediyorum.
Yeni fikirlerim var. Ama önce yeni yıl dileklerim:
Bu yılın bana ve sevdiklerime sevgi dolu yollarla öğretmesini, geliştirmesini ve şifalandırmasını diliyorum. Sağlığımız, kazancımız ve farkındalığımız yüksek olsun. Yazmaya burada da devam etmek istiyorum. Gelişmeleri zamanla paylaşacağım.
O zamana dek,
sevgiyle kalın.
Mutlu seneler.
